Aristo Diyeti ile Zayıfladım

36 yaşında 120 kilo bir erkekken kilo vermeye karar verdim. Kilo vermenin zorluklarını biliyordum. Ancak böyle yaşamaktan da usanmıştım. Vücudumun daha şekilli olması için spor salonuna yazıldım. Edindiğim yanlış bilgilerle birlikte daha fazla kilo aldım. O zamanlar bana göre spor yaparken istediğin kadar yiyebilirdim. Spor sonrası oluşan açlığımı fast food ile gideriyordum. Spor yaptığım sürece bu tür şeyleri yememin sorun olmayacağını düşünüyordum. Daha sonra bir diyetisyene gittim. Ancak burada da hiçbir sonuç alamadım. Benim yaşam tarzıma uymayan diyet listeleri diyete karşı büyük bir nefret duymama sebep olmuştu. Belli kurallara göre yemek, hayatım boyunca bu kurallara göre yaşamak ve çoğu zaman aç kalmak bana göre değildi. Çünkü zayıflamanın yanında aynı zamanda kaslı bir vücuda da sahip olmak istiyordum. Bunun için önümde uzun bir süreç olduğunu biliyordum. Aslında yaşam tarzımın değişmesi gerektiğini, fastfood tüketmemem gerektiğini ve canım her sıkıldığında abur cubura başvurmamam gerektiğini biliyordum. Ancak bunları bilmek uygulamak için yeterli değildi. Yaptığım araştırmalar sonucu Aristo diyeti ile karşılaştım. Bununla ilgili bir uzman desteği almak istediğim için Dr. Gönül Ateşsaçan’a danıştım. Bulunduğum şehir farklı olduğu için ona muayene olamayacağımı düşünsem de uzaktan da destek verilebileceğini gördüm.

Benden saç örneği istendi ve daha sonra vücudumda hangi vitaminlerin eksik olduğu, alerjimin olup olmadığı ve neden kilo veremediğim gibi bilgiler ayrıntılı bir şekilde ortaya çıkarıldı. Bu şekilde öncesinde bir araştırma yapılması güvenimi iki katına çıkardı. Çünkü daha önce gittiğim diyetisyen ya da spor salonlarında herkese söylenen aynı tavsiyeler veriliyordu. Ve bu klasik diyet listeleri bende hiçbir işe yaramıyordu. Bu sonuçları elde ettikten sonra tamamen bana özel bir beslenme planı çıkarıldı. Uzaktan iletişim kurulsa da hiçbir zaman sorularım cevapsız kalmıyordu. Aristo diyeti yapmaya başladığımda öğünlerimi, gün içindeki egzersizlerimi ve diğer detayları paylaşıyor ve nasıl gittiğimle ilgili sürekli olarak onay alıyordum. Ve bu da zayıflamaya çok daha fazla hevesli olmamı sağladı.

İlk hafta hiçbir şekilde et ve süt ürünü tüketmedim. Bol yeşillikli, domates, salatalık ve peynirin yer aldığı klasik bir Türk kahvaltısı ettim. Kahvaltıdan mahrum olmamak beni ciddi anlamda mutlu etti. Diğer öğünlerimde de sebze ve meyve ağırlıklı beslendim. Spor sonrasında haşlanmış sebze tüketiyordum.

Haftada 2 kere detoks yaptığım günler oluyordu. Yaptığım bu detokslarda vücudumdaki ödemin gittiğini hissediyordum. Detoks yapmanın beni bu kadar rahatlatacağını tahmin edemezdim. Diğer haftalarda artık et ve süt ürünleri de tüketmeye başladım. Özellikle yoğun spor yaptığım günlerde ızgara et, balık ya da tavuk ile birlikte haşlanmış sebze ya da bol yeşillikli bir salata tüketiyordum. 120 kilo olarak başladığım bu süreçte 1 ayı geride bıraktım. 1 ay sonunda tam 15 kilo vermiştim. Yaptığım sporlara bağlı olarak da vücudum ciddi anlamda şekillendi. Diyet yaptığımı değil sağlıklı beslendiğimi düşünüyorum. Arkadaşlarımla buluştuğumda yiyecek bir şey bulamamak yerine menüde bulunan sağlıklı yiyecekleri tüketebiliyorum. Paketli gıdalar, gazlı içecekler ve karbonhidratlar hayatımdan tamamen çıktı. Önceki diyetlerde rüyama bile giren bu yiyecekleri şimdi hiç aramıyorum. Çünkü hem karnım hem de gözüm doyuyor. Yolladığım bir saç örneği ile ihtiyacım olan diyeti bulan ve beni yönlendiren bir uzmana başvurmak hayatımı tamamen değiştirdi.

Eğer Aristo Diyeti uzaktan diyet programına katılmak veya bilgi almak isterseniz tıklayın.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oylama, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir